bodrumlu.com

Bodrum Tanıtım Sitesi

BODRUM TANITIM FOTOĞRAFLARI

FOTOBodrum Fotoğrafları ; Sanma ki sen geldiğin gibi gideceksin, senden öncekiler de böyleydiler. Akıllarını hep Bodrum’da bırakıp gittiler..." Cevat Şakir KABAAĞAÇLI

BODRUM TANITIM FOTOĞRAFLARI

Bodrum, ya da tarihteki adıyla "HALİCARNASSOS" güneş, deniz, doğa ve efsaneler ile eğlencenin iç içe geçtiği bir kentimiz. Bodrum müzesindeki buluntuların da teyit ettiği üzere, milattan önce üç bin yılına kadar uzanan köklü tarihiyle pek çok uygarlığa ev sahipliği yapmış olan bu kent, aynı zamanda tarihin babası olarak bilinen Herodot' un ( M.Ö. 484 ) da doğduğu yerdir.

Halikarnas'a ismini veren kişi Karya kralı Mausolus'tur ( M.Ö 377 - 354 ). Ölümünden sonra kızkardeşi ve aynı zamanda karısı olan prenses Artemisia tarafından adına dikilecek olan anıt mezar yıllar sonra tarihçiler tarafından Dünyanın Yedi Harikası'ndan biri olarak gösterilecektir. ( Bilindiği üzere Yedi Harikadan ikisi Türkiye'dedir: Halikarnas Mozelesi, Bodrum; Artemis Tapınağı, Efes ) ( Mausolus isminden türeyen Mozole sözcüğünü günümüzde de anıt mezar anlamında kullanmaktayız. Ör: Atatürk Mozolesi )

Bodrum'un bir başka önemli dönemi Rodos Şövalyeleri dönemidir. Aziz Petrus adına 1408 yılında inşa ettikleri bugünkü Bodrum Kalesi hala dimdik ayaktadır ve dünyanın en önemli müzelerinden biri olan Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi'ne ev sahipliği yapmaktadır.

Yakın döneme gelince, Halikarnas Balıkçısından yani Cevat Şakir Kabaağaçlı'dan söz etmeden geçemeyiz. Mahkeme tarafından o zamanlar bir balıkçı köyü olan Bodrum'da 3 yıl sürgüne mahkum edilen Cevat Şakir Bodrum'da 25 yıl kalacak ve Türkiye Bodrum'u ve Bodrum'un eski ve yeni hikayelerini ondan dinleyecektir. Halikarnas Balıkçısı şimdi Gümbet’in arkasındaki tepede, Saldır şah mevkiinde, o çok sevdiği Bodrum'unda, ebedi istirahat garında yatmaktadır.

Kısacası Dor 'lar ve Karya'lılar dan Yunanlılara , Moğollardan Osmanlılara kadar pek çok savaş ve istila görmüş Bodrum tarihle dolu bir tatil ve eğlence mekanıdır.

Sanma ki sen geldiğin gibi gideceksin, senden öncekiler de böyleydiler. Akıllarını hep Bodrum’da bırakıp gittiler..." Cevat Şakir KABAAĞAÇLI

Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir Kabaağaçlı böyle yazmıştı Bodrum için. Türkiye’nin tatil yöreleri içinde hiç bir yer Bodrum kadar değişik bir imaja sahip değildir.

"Eskiden evler, savaş ve savunma için yüksek yamaçlara kondurulurdu. Bunlara ev değil "kule" denirdi. Ama deniz özlemiyle, maviye imrenişten ötürü yerlerinde duramayarak, çam kokan nalınlarıyla, tıngır mıngır yokuş aşağı seğirtmişler; iki koyun gıcır gıcır çakılları boyunca dizilmişler. Arkada kalanlar ayak uçlarına kalkarak kızkardeşlerinin omuzları üzerinden denize bakakalmışlar. Kimi cesur evler de denize dalıp kayık olmuşlar ve dalgalar üzerinde oynaya güle, karadaki pısırık kızkardeşleriyle alay etmişler. İşte bundan dolayı kayıklarla evlerin, bir de mandalin bahçelerinin sıkı fıkı akrabalığı vardır. Denizde gidip gelmekten usanan kayıklar ya ev ya da mandalin bahçesi olurlar."

Görüp yaşamayana, Bodrum’u tanımayana yalan gelebilir ama Cevat Şakir’in dedikleri aynıyla vakidir, inanın.

Bodrum ülkemizin adından en çok söz edilen tatil yörelerindendir. Bodrum’u tanıtan Halikarnas Balıkçısı ve onun Bodrum’a sevdalandırdığı aydınlarımızın, Bodrum’u mesken tutup yılın büyük bölümünü ya da tümünü orada geçiren yazar-çizerlerimizin bu ünde büyük payları vardır. Selim İleri’nin, Vedat Türkali’nin ve daha nice yazarımızın romanları, hikayeleri vardır Bodrum’da geçen. Ünü gittikçe artan, ünü arttıkça kalabalığı da artan Bodrum’da bildiğiniz bir şairimize, yazarımıza ya da ressamımıza rastlarsınız mutlaka bir yerlerde.

Ama elbette sadece buradan gelmiyor ünü. Bodrum’un engin yürekli süngercileri, denizlere sevdalı kaptanları, balıkçıları, beyaz badanalı evleri, evlerin duvarlarına sarılmış mor çiçekli begonvilleri, içinde olmasa da çevresindeki pırıl pırıl koyları ve en çok da gündoğumuna doğru uzayıp giden geceleri ününe ün katıyor Bodrum’un.

Bodrum yalnızca dinlenilecek bir yer değildir. Tatile mutlaka eğlence katılır. Bodrum tatilinde gün ikiye bölünür. Gündüz masmavi bir koyda denize girilir, parlak güneşin yakıcılığına bırakılır bedenler, yani dinlenilir de geceye hazırlanılır. Gün batıp da yıldızlar gökyüzünü süslediğinde yeni bir hayatın çağrısı duyulur. Bu çağrıya kulak tıkamak mümkün değildir. Bodrum gecesinin çağrısıdır bu. Dostlukların, düşlerin, aşkların çağrısına kim karşı koyabilir? Hele bir de dolunay süslüyorsa gökyüzünü!..

Kıyı boyunda, çevre köylerde ve koylarda, beyaz badanalı evlerin kıyısına dizildiği sokaklarda, yamaçlarda lokantalar geceye hazırdır. Usta balıkçıların ağlarına, oltalarına paçayı kaptırmış balıklar buzlara yatırılmıştır. Orfozlar, renkli skaroslar, midye dolmaları, kalamarlar ve mutlaka ahtapotlar!.. Bodrum’da rakı sofrası kurulmuşsa ahtapot salatası olmazsa olmaz. Ahtapotlarından mı, pişiren ustalardan mıdır bilinmez ama öyledir.

Bodrum’da herkes kendi gönlüne göre bir yer bulur akşamı geçirecek. Balıkçı meyhanesi de vardır, pizzacı da. Fasıl geçilen yer de vardır, rock müzik de. Barlar Sokağı, Meyhaneler Sokağı, Cumhuriyet Caddesi, Neyzen Tevfik Caddesi, Azmak başı; kısacası her yer barlarla, meyhanelerle doludur. Seçim sizin.